Baş Dönmesi Nedir: Baş dönmesi diyince hastanın dengesini sağlamadaki her türlü problem anlaşılır. Bu durum hastayı yatağa düşürüp gözlerini dahi açamayacağı şiddetten, sadece zaman zaman bir kayma hissine kadar değişebilir. Hatta sadece bir göz kararması şeklinde ortaya çıkabilir. Tıp dilinde genel olarak vertigo adı verilir.

Denge Nasıl Sağlanır: Dengenin sağlanması hala tam olarak çözülememiş çok karmaşık ve çok fazla organın rol oynadığı bir durumdur. Bu konuda rol oynayan organ ve sistemler arasında beyin, omurilik, iç kulak (labirent), gözler, eklem ve kaslar sayılabilir. Bu organları etkileyen herhangi bir hastalık baş dönmesi ile birlikte o organa ait diğer belirtilerin ortaya çıkmasına neden olabilir. Bu kadar çok organın rol oynadığı bir belirti olan baş dönmesi doğal olarak sadece bir branş uzmanı tarafından değerlendirilemez. Genellikle başlangıçta KBB ve Nöroloji doktorları muayene etse de göz, dahiliye, psikiyatri veya fizik tedavi branşlarında da muayene olmak gerekebilir.

Ne Gibi Şikayetler Hissedilir: Baş dönmesi her hasta tarafından farklı anlatılır. Her taraf dönüyor, yer ayağımın altından kayıyor, bir yana doğru kayıyorum, kafamın içi boşalıyor, gözlerim kararıyor şeklinde açıklamalar sık duyulur. Bunkarın hepsine birden baş dönmesi denir. Baş dönmesi olan hastalarda, sebebin ne olduğuna göre başka belirtilerde olur. Kulak hastalıklarına bağlı baş dönmelerinde bereberinde kulak çınlaması, işitme azlığı, kulakta basınç hissi, bulantı-kusma, kulak akıntısı ve gözlerde anormal hareketler ( nistagmus ) saptanabilir. Nörolojik hastalıklara bağlı baş dönmelerinde ise baş ağrısı, uyuşmalar, felçler, göz hareketlerinde anormallikler olabilir. Baş dönmesi ile bulunabilecek diğer şikayetler çok değişken olabilir. Ancak birçok hastada da sadece baş dönmesi mevcuttur.

Sebepleri Ne Olabilir: Yukarıda anlatıldığı gibi baş dönmesi birçok organa bağlı olabilir. Ancak burada daha çok iç kulaktaki baş dönmesi yapan hastalıklardan bahsedilecektir. İç kulaktaki herhangi bir hastalık diğer kulak şikayetleri ile beraber baş dönmesi yapabilir. Ancak sadece baş dönmeside oluşabilir. Baş dönmesi yapan kulak hastalıkları arasında şunlar sayılabilir:
-ÜSYE (üst solunum yolu infeksiyonları) sonrası iç kulak tutulumu
-Pozisyona bağlı baş dönmesi (BPPV olarak kısaltılır ve iç kulakta dengemizi sağlayan toza benzer bazı maddelerin fizyolojisinin bozulması)
-Meniere Hastalığı (İç kulaktaki sıvıların kimyasal durumlarının değişerek basınç artışı yapması)
-Vestibüler Nörinit (İç kulaktaki denge ile ilgili sinyalleri beyine ulaştıran sinirin iltihaplanması)
-Kronik orta kulak iltihaplarının iç kulağa yayılması (labirentit)
-Menenjit veya diğer ateşli hastalıkların içkulağı etkilemesi
-İç kulakta veya iç kulak sinirindeki tümöral hastalıklar

Yukarıda belirtilen iç kulak hastalıkları hakkında kendi bölümlerinde daha ayrıntılı bilgi verilecektir.

Muayenede Ne Görülür: Baş dönmesi eğer iç kulaktaki bir hastalığa bağlı ise genellikle kulak muayenesinde bir problem görülmez. Sadece orta kulak iltihaplarının iç kulağı etkilemesine bağlı baş dönmesi varsa kulak zarında delik ve orta kulakta iltihaplanma görülür. Hastada anormal göz hareketleri saptanabilir. Bu göz hareketlerinin yönü hangi kulağın hasta olduğuna dair bazı bilgiler verebilir. Baş dönmesi gözle görülen bir problem olmadığı için mümkün olduğunca çok bilgi edinilmelidir. Bu amaçla doktorunuz ayakta yada yatarken hatta yürürken bazı testlere tabi tutacaktır.

Ne Gibi Tetkikler Yapılır: Baş dönmesi için ne gibi tetkiklerin yapılacağı muayene sonunda elde edilen bilgilere göre yapılır. Eğer muayene sonucunda kulakla ilgili bir hastalık olmadığı kararına varılırsa doktorunuz sizi diğer branşlara sevkedecektir. Ancak buna karar verirken muayene sonrası bazı tetkikler genellikle yapılır. Bu tetkikler arasında en sık başvurulan odiometri adı verilen ve hem işitme hemde iç kulak fonksiyonları hakkında bize bilgi veren test uygulanır. Ayrıca yine kulakla ilgili normal filmler, bilgisayarlı tomografi veya manyetik resonans (MR) tetkiki yapılabilir. Bu testlere bazı kan tahlilleri de eklenebilir. Ancak birçok kulak hastalığında dahi odiometri, bilgisayarlı tomografi ya da MR’ ile bile bir şey görülmemektedir. Bu gibi testler genellikle tümör gibi daha ciddi problemleri ekarte etmek için uygulanır. Baş dönmesine yönelik özel tetkikler ise yazının sonunda ayrıntılı anlatılmıştır.

Nasıl Tedavi Edilir: Baş dönmesi kendisi bir hastalık olmayıp başka hastalığın belirtisi olduğu için öncelikle asıl sebebin tedavisi gerekir. Ancak birçok başdönmesi hastasında ortaya net bir sebep konamamaktadır. Bu nedenle asıl amaç baş dönmesini ortadan kaldırmak haline dönmektedir. Kulak hastalıklarına bağlı baş dönmeleri (tümörler hariç) genellikle kısa ya da uzun zamanda kendiliğinden ortadan kalkmaktadır. Çünkü diğer kulak zaman içinde hasta kulağın problemini kompanse etmektedir. Bu bazen 6 ay ya da 1 yıla kadar uzayabilir. Baş dönmesi eğer pozisyonel baş dönmesi (BPPV) ise bunun tedavis Epley manevrası denen ve doktorunuzun size muayene masasında uygulayacağı bazı hareketlerle olmaktadır. Bu hareketler iç kulaktaki bazı partiküllerin yerine oturmasını sağlamaktadır. Diğer sebeplerde ilaç tedavisi kullanmak gerekir. Bu amaçla değişik ilaçlar kullanılsa da hemen hemen hepsi belli oranda baş dönmesini azaltırlar. Baş dönmesi şiddetli olan hastalar bazen serum takılıp hastaneye yatırmak gerekebilir. Tümörlere bağlı baş dönmelerinin tedavisi tümörün çıkarılmasıdır yani ameliyattır. İlaç tedavisine cevap vermeyen Meniere hastalığında da bazen ameliyat yapılır.

Nelere Dikkat Etmeliyim: Baş dönmesi olan hastaların, bu durumu azaltmak için evde uygulayabileceği bazı hareketler vardır. Bunları ya doktorunuz size tarif edecektir ya da verilecek broşürlerle size bilgi verilecektir.

Denge bozuklukları oldukça sık görülen ve çok sayıda tıp branşını ilgilendiren bir konudur. Ancak dengemizin oluşmasında iç kulaktaki yapılar önemli rol oynadığı için denge bozuklukları KBB uzmanlarının mutlaka görmesi gereken durumlardır.

KBB dışında özellikle Nöroloji olmak üzere, Göz Hastalıkları, Kardiyoloji, İç Hastalıkları, Psikiyatri, Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon gibi bölümler de denge bozukluklarıyla ilgilenmektedir.

Vertigo kavramı bir hastalığı ifade etmemektedir ve bir belirtidir. Vertigonun nedeninin belirlenmesi gerekmektedir. Genel olarak iç kulak ve denge siniriyle ilgili hastalıkların oluşturduğu denge bozukluğuna vertigo adı verilmektedir ancak denge bozukluğunu ifade eden ve birbiriyle tam ayrılamamış başka terimlerde vardır. Denge bozukluğunun araştırılması için hastanın şikayetlerinin dikkatli bir şekilde dinlenmesi (anamnez), poliklinik şartlarında yapılabilen muayenelerin uygun şekilde yapılması gereklidir. Denge bozukluğunu araştırmak için yapılan bir çok laboratuvar testi de vardır. Bütün bu testlere rağmen bazen kesin sebep tam olarak ortaya konamamaktadır. KBB ile ilgili olarak vertigo nedenini araştırmak için yapılan başlıca testler şunlardır:

Tanı Manevraları: Özellikle, halk arasında kristal oynaması (Benign Paroksismal Pozisyonel Vertigo) olarak bilinen hastalığın tanısı ve tedavisi için kullanılır. İç kulakta dengemizi sağlayan kanalların belli pozisyonlara getirilerek problemin tespiti ve bunun peşinden de tedavisi için yapılan manevralardır. Çok sayıda manevra vardır ve KBB Hekimi ile Odyolog tarafından uygulanır.

Videonistagmografi (VNG): Hastanın gözüne takılan ve infrared kamera içeren bir gözlük yardımıyla yapılır. Belli bakış pozisyonlarında, baş pozisyonlarında, görsel uyaranların değişikliklerinde ortaya çıkan istemsiz göz hareketleri (nistagmus) değerlendirilir. Bu göz hareketleri hem video kaydı yapılarak hem de grafiksel olarak incelenir ve denge bozukluğunun sebebi hakkında fikir oluşturulmaya çalışılır.

Vestibüler Uyarılmış Kas Potansiyelleri (VEMP): Sesli uyaranların iç kulaktaki denge yapılarını uyarmasıyla ilgili bir testtir. Bu uyarı sonucunda boyun ve göz çevresindeki kaslarda oluşan kasılma ve gevşemeler değerlendirilir. Bu kas hareketlerinin oluşma süreleri, şiddetleri ve hangi seslerle ortaya çıktıkları denge sisteminin durumu hakkında bilgi verir.

Baş Savurma Testi (vHIT): Hastanın başını belli yönlerde hızlıca hareket ettirirken gözlerini bir noktaya sabitleyebilme becerisinin değerlendirildiği bir testtir. Bu test sırasında ortaya çıkan durumlar bize denge bozukluğunun kulakla ilgili ya da beyincik gibi merkezi yapılarla ilgili olabileceği konusunda bilgi verir.

Posturografi: Hastanın denge fonksiyonlarının genel olarak değerlendirildiği bir testtir. Hasta hareket ettirilebilen bir kabin içine alınır, bu kabinin zemini de ayrıca hareket ettirilebilmektedir. Bu kabin içerisinde gözlerin de açık ya da kapalı olduğu ve hareket ettirilen kısımların değiştirildiği farklı pozisyonlardaki denge durumu bilgisayarların yardımıyla değerlendirilir. Test sırasında hasta mutlaka bir kemer yardımı ile güvenli bir şekilde tutulmalıdır.

Rotasyon Sandalyesi: Hasta istenilen hız, yön ve frekansta çevrilebilen bir sandalyeye oturtulur. Farklı durumlardaki dönüşler sırasındaki göz hareketleri bilgisayar yazılımları sayesinde incelenir.

Denge sisteminin değerlendirilmesinde tek bir testin yeterli olmayacağı, yapılan farklı testlerin birbirini tamamlayacağı ve mutlaka hastanın anamnezi (hikayesi) ve poliklinik muayenesi ile birleştirilmesi gerektiği unutulmamalıdır. Denge değerlendirmesi sırasında mutlaka işitme fonksiyonu da değerlendirilmelidir.

Denge bozukluğunuzla ilgili bana ulaşmak için tıklayınız