İşitme fonksiyonunun kaybı önemli gelişim ve iletişim bozukluklarına yol açar. Özellikle çocuklarda konuşma, zeka, beyin aktiviteleri, iletişim, sosyal ve psikolojik gelişim bozukluklarına yol açar. İşitme kaybı gelişen bir bireyde bu kaybın nedeni olabildiğince çabuk belirlenmeli ve yine olabildiğince çabuk tedavi edilmelidir. İşitme kaybı yapan çok sayıda hastalık vardır ve bunların sadece bir kısmı işitme cihazı ile rehabilite edilir. Bu işitme kaybı sebeplerinden belli başlı olanlar şunlardır:

Doğumsal ve genetik gelişim bozuklukları
Kulak kiri (Buşon) gibi daha basit durumlar
Kulak zarı hastalıkları
Orta kulak iltihapları
Kulak travmaları
Enfeksiyonlar
Gürültü maruziyeti
Yaşlanma
Bazı ilaçların kullanımı
İç kulak ve işitme sinirinin gelişim bozuklukları
Kulaktaki kireçlenmeler
Östaki borusu hastalıkları
Merkezi işitme yollarının bozuklukları

Bu sebeplerin dışında daha çok sayıda işitme kaybı sebebi vardır. Değerlendirme yaparken mutlaka hastadan alına bilgiler (anamnez) ve poliklinik şartlarında otoskop ile hastanın kulağının muayenesi çok önemlidir. Poliklinik şartlarında fısıltı sesi ile muayene ve diyapozon adı verilen ve titreşim oluşturan bir aletle de değerlendime yapılabilir ancak bunlar oldukça subjektiftir. İşitme kaybının durumu ve sebebinin değerlendirilmesinde kullanılan çok sayıda teknik vardır:

Saf Ses Odyometri: İşitmenin değerlendirilmesinde temel testtir. Her iki kulak ayrı ayrı değerlendirilir ve farklı frekanslardaki işitme fonksiyonu ölçülür. Hastanın sesli uyarana karşı verdiği cevaba göre değerlendirme yapıldığı için subjektif bir testtir. Bu testte hastanın işitebildiği en düşük ses şiddeti (işitme eşiği) belirlenir. Test sırasında uyaran olarak verilen ses hem kulak kepçesinden hem de kafatası kemikleri üzerinden uygulanarak işitme kaybı sebebinin yeri hakkında bilgi edinilir.

Konuşma Testleri: Bu testlerde kullanılan sesli uyaran insan sesidir. belli kelimeler hastanın kulağına sunularak hangi şiddetteki kelimeleri anlayabildiği ve okuna kelimelerin ne kadarını anlayabildiği değerlendirilir. Bu testleri işitme cihazı seçimi için de çok önemlidir.

Timpanometri: Orta kulak basıncı hakkında bilgi edinilen bir testtir. Orta kulakta normalde atmosfer basıncına eşit basınç bulunması gerekir. Bunu sağlayan Eustachii (Östaki) borusudur. Östaki borusunun hastalıklarında orta kulak basıncı düşer.

Akustik Refleks: Yüksek şiddetteki sesli uyarana karşı orta kulaktaki kasların kasılıp kasılmadığını değerlendiren bir testtir. Bu testin sonucu ile işitsel yolalrın hangi kısmında nasıl bir problem olduğu ile ilgili bilgiler edinilir.

Beyinsapı Cevaplı Odyometri (ABR): İşitme yollarımızın iç kulaktan beyine kadar olan kısmı sinir sisteminin bir parçasıdır. Bu ksımlar sesli uyaranlarla elektirksel aktivite değişikliği gösterirler. Bu elektriksel aktivitelerin değerlendirildiği testlere ‘Elektrofizyolojik Testler’ denir. Elektrofizyolojik testlerde, oluşan elektriksel aktiviteleri bilgisayar ekranında görebilmek için hastanın baş bölgesinde belli noktalara elektrot adı verilen alıcılar yapıştırılır. Oluşan elektriksel aktiviteler bilgisayar ekranında dalga olarak görülür ve bu dalgaların oluşma süreleri, voltajları, iki kulak arasındaki farklar hastanın işitme yolları hakkında bize bilgi verir.

ABR dışında, ASSR, Orta Latanslar, Geç Latanslar gibi elektrofizyolojik testler de yapılmaktadır.

Otoakustik Emisyon: Bu test bize iç kulaktaki işitme ile ilgili bölüm olan kokleanın (salyangoz) içinde bulunan dış tüylü hücreler hakkında bilgi verir. Bu hücreler çalışırken kasılıp gevşeme, dolayısıyla da ses çıkarma özelliğine sahiptirler. Otoakustik Emisyon dış tüylü hücrelerden çıkan seslerin ölçüldüğü bir testtir. Bu seslerin varlığı dış tüylü hücrelerin çalıştığı konusunda fikir verir.